Anayasa Mahkemesi’nden İcra ve İflas Kanunu’nun 278. Maddesi Uyarınca Açılacak Tasarrufun İptali Davalarına İlişkin Önemli Değişiklikler

Anayasa Mahkemesi’nin (“AYM”) yakın tarihli iki kararı ile İcra ve İflas Kanunu’nun (“İİK” veya “Kanun”) 278/3 maddesindeki birtakım ibareler iptal edilerek maddede yer alan bağışlama karinesi büyük ölçüde daraltılmıştır.

Buna göre, AYM’nin 22.03.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2021/52 E. ve 2021/97 K. sayılı kararı uyarınca (i) İİK’nın 278/3 maddesinde yer alan “karı ve koca” ibaresi ile 12.04.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2021/9 E. ve 2022/4 K. sayılı kararı uyarınca aynı maddede yer alan (ii) “…usul” ve “…sıhren üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar” ibareleri, mülkiyet hakkı ile hak arama özgürlüğünü ölçüsüz biçimde sınırladığı gerekçesiyle iptal edilmiştir. Her iki iptal kararı da Resmi Gazete’de yayım tarihlerinden 9 ay sonra yürürlüğe girecektir.

İİK Madde 278 Neyi Düzenlemektedir?

Borçluların, kendilerine icra takibi başlatılmasından sonra alacaklıdan mal kaçırmak ve alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla malvarlığı değerlerini eş, anne, baba, kardeş gibi yakınlarına devretmesine uygulamada sıklıkla rastlanmaktadır. Bu tür yakın akrabalar arasında yapılan tasarrufların gerçekte ivazsız (karşılıksız) olması ve tarafların bu husustaki iradelerinin alacaklı tarafından ispatının çoğu zaman zor olması nedeniyle kanun koyucu birtakım karineler getirerek alacaklıya ispat kolaylığı sağlamıştır.

Buna göre, eşler, üstsoy (kanunun ifadesi ile “usul”), altsoy (kanunun ifadesi ile “füru”), kayın (Kanun’un ifadesi ile “sıhren”) hısımları arasında üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar, evlat edinen ve evlatlık arasında yapılan ivazlı (bedel karşılığı) tasarruflar İİK madde 278 uyarınca bağışlama olarak kabul edilmekte olup iptale tabidir.

Kanun’un aradığı bir diğer kriter ise bu ivazlı tasarrufların hacizden, haczedilecek mal bulunamaması nedeniyle hacizden, acizden veya iflasın açılmasından önceki iki yıl içerisinde gerçekleşmiş olmasıdır.

İtirazın Gerekçesi Nedir?

İtiraz yoluna başvuran yerel mahkemeler, borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlanmamış olduğu bir dönemde yaptığı bedel içeren kazandırmaların, peşinen bağışlama olarak kabul edilmesiyle taraflara iddia ve savunmada bulunma ile ispat hakkı tanınmamasının borçlu ve lehine tasarrufta bulunulan 3. kişilerin mülkiyet hakkını ve hak arama hürriyetini ihlal ettiğini öne sürmüştür.  

AYM Kararı Neyi Değiştirmektedir?

AYM, iptal ettiği kararlarda yer alan “karı ve koca” ve “…usul” (anne, baba, büyükanne, büyükbaba) ile “…sıhren üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar” (Eşinin annesi, babası; eşinin kardeşleri [kayınbirader, baldız, görümce], eşinin büyük annesi ve büyük babası; eşinin kardeşlerinin çocukları [yeğenleri], eşinin dayısı, halası, teyzesi, amcası) ifadelerinin iptaline hükmetmiştir.

AYM, borçlunun üst soyu ve sıhren üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımları ile gerçekleştireceği ivazlı tasarruflara kesin olarak bağışlama sonucunun bağlanmasını ve taraflara aksini iddia ve ispat imkanının tanınmamasını mülkiyet hakkı ve hak arama özgürlüğü bakımından ölçüsüz bulmuştur.

AYM Kararı Neyi Değiştirmemektedir?

AYM füruu (altsoy) ve evlat edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarruflar konusunda herhangi bir karar vermediğinden, altsoy ve evlat edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarruflar iptale tabi olmaya devam etmektedir.

Kanun Ne Zaman Yürürlüğe Girecek?

“Karı ve koca” ile ilgili iptal kararı 22.12.2022; “usul” ile “…sıhren üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar” ile ilgili iptal kararı 12.01.2023 tarihi itibariyle yürürlüğe girecek olup borçlu ile söz konusu hısımlar arasındaki ivazlı tasarruflar, İİK madde 278 uyarınca bağışlama karinesine tabi olmayacaktır.