Yeni Bir Devrin Başlangıcı: Daha Güvenli, Daha Verimli ve Daha Merkeziyetsiz Ethereum “Merge”

Blok zinciri dünyası her geçen gün yeni gelişmelerle varış noktası olan merkeziyetsizliğe doğru hızla yol almakta. Bu on üç yıllık yolculuğun sonunda hem yatırımcı hem de geliştiriciler için kritik bir yol ayrımına gelindi. Ethereum’un ölçeklenebilir, güvenli, merkeziyetsiz ve sürdürülebilir bir ağ vizyonu doğrultusunda başka bir adımı temsil edecek olan güncellemesi “the Merge”.

Blok Zinciri teknolojisi için Ethereum ayrıca önemli bir yere sahip, bunun sebebi ise en fazla güvenilen ve çok yüksek miktarda varlığı üzerinde bulunduran akıllı sözleşme (smart contract) platformu olması. Bu nedenle yapılan güncellemenin sorunsuz işlediğinden emin olmak için üzerinde sürekli çalışılması ve güncel tutulması gerekiyor.

Yıllardır Beklenen Güncelleme “Bir Konsensüs (Uzlaşı) Değişimi”

Öncesinde ETH 2.0 olarak adlandırılan Merge, Ethereum ağında en çok beklenen güncellemelerdendi. Bunun en önemli sebeplerinin başında Ethereum uzlaşı mekanizmasının iş kanıtından (proof of work) bir hisse kanıtı (proof of stake) sistemine geçişi olacaktır. Türkçe anlamı birleştirmek olan Merge, kelimesi Ethereum’da iş kanıtı ile çalışan bu zincirin, hisse kanıtı ile çalışan Beacon Chain ile birleşmesi anlamını taşımakta. Burada mevcut veri katmanının değişmeden kalacağını da belirtmek gerekir; bunun anlamı, başlangıcından bu zamana kadar Ethereum ağında yürütülen işlemlerden hiçbirinin yapılan bu güncelleme ile kaybolmayacağıdır.

Merkeziyetsizliğe Doğru Büyük Bir Adım: Beacon Chain

Yakın zamanda gerçekleşen Merge güncellemesine kadar iş kanıtı (proof of work) mekanizmasını kullanan Ethereum’da blok önerisinde bulunan madenciler (miner) yer almakta ve bu öneriyi yapabilmek için de “Hash” adı verilen karmaşık şifreleri çözmeleri gerekmekteydi. Bunun için de belirli bir işlem gücü harcıyorlardı.

Ethereum her zaman merkeziyetsizliğe doğru giden bir yol almak istedi ve bunun için çok öncesinde Vitalik Buterin’in de içinde olduğu Ethereum kurucu ortakları tarafından bir yol haritası hazırlanmıştı. Bunların başlangıcı iş kanıtından, hisse kanıtına geçiş hamlesiydi. Bu yol haritası doğrultusunda Aralık 2020‘de Beacon Chain olarak isimlendirilen bir zincir çıkarıldı. Bu zincir Ethereum’un iş kanıtı protokolü ile çalışan zincirinden bağımsız bir biçimde çalışmaktaydı. Günümüze kadar geliştirilen ve çeşitli testlere tabi tutulan Beacon chain’in Eylül 2022‘de iş kanıtı protokolü ile çalışan ana zincir ile birleşeceği ve sorunsuz bir şekilde çalışacağı iddia edildi. Bu nedenle de yeni güncellemenin adı “the Merge” oldu. 15 Eylül 2022‘de iddia edildiği gibi, Ethereum’un yaratıcılarından olan Vitalik Buterin’in attığı tweet ile the Merge güncellemesinin başarı ile gerçekleştiği duyuruldu.

Merge Bizlere Neler Sunuyor?

Daha Ekolojik: Bilindiği üzere bitcoin işlemleri ve kripto madenciliğinin elektrik tüketiminin devasa olması ve karbon emisyonu nedeniyle çevreye zararlı etkileri olduğu tartışılmaktadır. Bununla beraber, geliştirilmesi yıllar alan bu güncelleme Ethereum’un fikir birliğini koruma şeklini değiştirdiği gibi güç tüketimini de büyük ölçüde azaltıyor. Birçok popüler kripto varlık iş kanıtı (proof of work) ile çalışmaktadır. Bu güncelleme öncesinde Ethereum da bu protokol ile çalışmaktaydı. İş kanıtı bilgi işlem gücü gerektiren bir uzlaşı mekanizmasıdır, bilgi işlem gücü ise çok miktarda enerji gerektirir. Madencilik merkezi, doğrudan temiz enerjiye dayanmadığı sürece karbon emisyonlarına katkıda bulunacaktır ve çoğu zaman da durum böyle değildir. Madenciler oldukça fazla enerji tüketir ve enerjinin sorun haline geldiği günümüzde, geleceğin teknolojisi olarak adlandırdığımız blok zinciri teknolojisinin bu miktarda enerji tüketmesi ileride daha büyük sorunlara yol açabilecektir. Yapılan araştırmalara göre yalnızca Bitcoin'in bir yıl içerisindeki enerji tüketiminin Finlandiya, Belçika ve Filipinler'den daha fazla olduğu tahmin edilmektedir.

  • Ethereum’un yaptığı Merge güncellemesi ise farklı bir yaklaşım benimsemektedir. Ağın daha çevre dostu hale gelmesi için tasarlanan bu güncelleme, ağın enerji kullanımı üzerinde %99‘a varan bir tasarruf sağlayarak sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak. Ethereum bunu blok zincirinin durumunu güncelleyerek, blok önerecek aktörlerin artık madenciler değil doğrulayıcıların (validator) olması ile sağladı.

Daha Güvenli: “The Merge” güncellemesinin geliştirme aşamasında en çok bahsedilen faydalardan biri de güvenliktir. The Merge güncellemesinin Ethereum ağındaki işlemleri son derece güvenli hale getireceği güncelleme aşamasında da olmak üzere oldukça fazla lanse edilmiştir. Bunun başlıca sebebi Ethereum’un bir protokol değişikliği yaparak yeni güncelleme ile hisse kanıtına geçiş yapmasıdır. Blok zinciri teknolojisi üzerindeki Bitcoin, Ethereum dahil olmak üzere tüm kripto varlıklar oyun teorisi adı verilen modellemeler ile korunmaktadır. Bu modellemeler, Bitcoin ağını bozmaya yönelik çok sayıda girişimi de 10 yıldan uzun süre engelleyen nedenlerden biridir. Oyun teorisi, insanların rasyonel olarak ve zihnen nasıl davrandığını ve karar verdiğini incelemek ve çıkan sonuçlara göre modellemektir. Bu nedenle, kripto paralarda olduğu gibi merkeziyetsiz sistemler tasarlanırken oyun teorisi modelleri her zaman dikkate alınmalıdır.

Köklü Bir Ekonomik Model Değişikliği: Ethereum, iş kanıtı protokolünü kullanırken madencilerin kazım yaparak günlük belirli bir miktar ETH ortaya çıkarmaktaydı. Bu miktar 13.000 ETH’yi geçmekteydi. Gelen Merge güncellemesi, hisse kanıtı protokolünün kullanılması ile madencileri ortadan kaldırdı ve doğrulayıcılara dağıtılan günlük ETH miktarını 1700’lerin altına düşürdü.  Bunun sonucu olarak da ETH miktarında büyük oranda bir düşüş yaşanacak. Ayrıca güncellemeler ile Ethereum’da işlem yapılması için kullanılan ücretler de yakılacak. Bu da Ethereum’un uzun vadede deflasyonist bir yapıya bürünebileceği anlamını taşıyor.

Daha Güçlü Bir Ethereuma Doğru: Surge, Verge, Purge, Splurge

Merkeziyetsizliğe doğru emin adımlarla ilerlemek isteyen Ethereum, mevcut ihtiyaçları ve sorunları göz önüne alarak adım adım ilerliyor ve bunu da kesilmeyen güncellemeler ile besliyor. Herkesi heyecanlandıran Merge güncellemesi sorunsuz bir şekilde gerçekleşti, peki sırada ne var?

  • Surge: Mevcut olan ağdaki işlemleri çok daha hızlı işlemeyi vaat eden bu güncelleme “Sharding” adı verilen ve parçalama anlamına gelen bir kavram ile gerçekleşecek. Sharding kısaca mevcut zinciri birkaç farklı zincire bölerek, işlem ücretlerinin azaltılmasını ve işlemlerin çok daha hızlı gerçekleşmesine imkân tanımasını ifade ediyor.
  • Verge: Ağdaki kullanıcılar çok miktarda veri depolamak zorunda kalmayacak ve çok miktarda veri depolamadan doğrulayıcı olabilecek. Vitalik Buterin, bunu “Verkle Ağacı” ve “Durumsuz İstemciler” ile başaracağını söylüyor.
  • Purge: Vitalik Buterin, zamanla Ethereum protokolünü basitleştirmeye çalışacaklarını ve düğümlerin (node) ilerleyen zamanlarda geçmişi depolamasını gerektirmeyeceğini söylemekte ayrıca kullanıcıların diskindeki alandan da büyük miktarda tasarruf edileceğini vaat ediyor.
  • Splurge: İlerleyen dönemde ise yukarıda sayılan tüm bu güncellemeler ile ağın sorunsuz bir şekilde çalıştırılması ve devamının sağlanmasının amaçlandığı son aşama olan Splurge aşaması, önceki protokol güncellemelerinin herhangi bir soruna yol açmamasını sağlamayı amaçlamaktadır.

Merge Sonrası Meydana Gelebilecek Yasal Zorluklar Neler?

Merge güncellemesi, blok zinciri teknolojisinin geleceği açısından önemli faydalar sunmakla birlikte birçok soruyu da beraberinde getirmekte.

  • Günümüzde kripto varlıklarla krediler verilebilmekte ve bu varlıklar ile borçlanma sağlanabilmekte, peki merge güncellemesi sonrası Ethereum kredisi ve benzeri kripto kredileri sözleşmeleri üzerindeki etkisi ne olacak?
  • Merge sonrası Ethereum’u desteklemek isteyen hizmet sağlayıcıları, kısa zamanda nasıl konumlanmalı ve ne gibi önlemler almalı?
  • Merge sonrası hangi koşullar altında kullanıcı/yatırımcı hak talebini kaybedebilir?
  • Yatırımcılara birçok saklama yöntemi ve çözümleri sunan Ethereum’da Merge sonrası sözleşme değişiklikleri olacak mı? Yatırımcılar bundan etkilenebilir mi?

gibi soruları, serimizin bir sonraki makalesinde inceleyeceğiz.

Sonuç

Blok zincirinin çok geniş kullanım alanları sunduğu, büyük bir kitleye hitap ettiği ve her geçen gün ortaya yepyeni teknolojiler çıkardığı görülmektedir. İnsanlara güven kazandıran Ethereum gibi teknolojiler ise blok zincirine olan yakınlığı artırmaktadır. Ethereum da tam merkeziyetsizliğe giden bu dönüşümde önemli aktörlerden biri olmakla birlikte, kullanıcı dostu ve faydalı bir konum aramakta, buna göre gelişip güncellenmektedir. Ethereum’u daha güvenli ve verimli bir şekilde geliştiren, Merge ve devamında gelecek olan güncellemelerin sayesinde blok zincirinin kullanıcı kitlesinin giderek genişleyeceği, Ethereum’un kullanıcılara verileri üzerinde daha fazla kontrol sağlamasına olanak tanıyan ve aynı zamanda uygulamaların blok zinciri üzerinde oluşturulmasına ve çalıştırılmasına izin veren merkeziyetsiz bir uygulama olarak yerini sağlamlaştıracağı söylenebilecektir.

 

Makalenin hazırlanmasındaki destekleri için Alp Mete Şirin'e teşekkür ederiz.