İngilizce Sözleşmelerde "Rüçhan", "Önerilmeye Muhatap Olma" ve "Ön Alım" Terimleri

Birleşme & devralma işlemlerinde en çok karşınıza çıkan konulardan biri de rüçhan hakkı, önerilmeye muhatap olma hakkı ve ön alım hakkı olsa gerek. Peki bu kavramlar birbirinden nasıl ayrılır, İngilizce olarak hangi ifadeler kullanılır? 

Rüçhan Hakkı – Preemptive Right

Türk Ticaret Kanunu’nun “Rüçhan Hakkı” başlıklı 461. maddesine göre “Her pay sahibi, yeni çıkarılan payları, mevcut paylarının sermayeye oranına göre alma hakkını haizdir.”  Bu hak Amerikan hukukunda “preemptive right” olarak nitelendirilen bir haktır. Yani, bir şirkette yeni çıkarılan paylar üçüncü kişilere teklif edilmeden önce mevcut pay sahiplerine teklif edilir. Böylece, pay sahiplerinin paylarının değer veya kontrol açısından “sulandırılmasının” (dilution) önüne geçilmiş olur. Türk hukukunda rüçhan hakkı esas sözleşmede yer almasa dahi pay sahiplerinin kanundan kaynaklanan bir hakkıdır. Amerikan hukukunda ise bu hakkın esas sözleşmede düzenlenmemesi halinde pay sahibi tarafından kullanılamayacağına ilişkin görüşler mevcuttur.[1]

Önerilmeye Muhatap Olma Hakkı – Preemptive Right

Bu hak esasında eski TTK zamanında olmayan bir haktı. İsviçre Borçlar Kanunu’ndan iktibas edildi ve yeni TTK’da “Şarta Bağlı Sermaye Artırımı”nı düzenleyen bölümde “Pay Sahiplerinin Korunması” başlıklı 466. maddede düzenlendi. Almancası “vorwegzeichnungsrecht” olan bu hakkın İngilizcesi yine “preemptive right” olarak ifade edilmelidir; çünkü niteliği itibarıyla aynı türden bir haktır. Şarta bağlı sermaye artırımlarında, tahvillere ve benzeri borçlanma araçlarına bağlı olarak değiştirme ve alım hakları içeren senetlerin ihracı halinde bunlar, mevcut payları oranında pay sahiplerine önerilir. 

Ön Alım Hakkı – Right of First Refusal

Bu iki haktan farklı olan, ancak birleşme devralma işlemlerinde en çok karşımıza çıkan haklardan ön alım hakkının bazı sözlüklerde “preemptive right” olarak ifade edildiğini görmek mümkündür. “Ön alım hakkı” Türk Borçlar Kanunu’ndan kaynaklanan yenilik doğuran bir haktır. Payların bir üçüncü kişiye satılmak istenmesi halinde diğer pay sahiplerine aynı şartlarla bu payların alıcısı olabilme yetkisini verir.[2]

Bu kelimeyi ise İngilizce ifade ederken “right of first refusal” olarak kullanmak hakkın vermek istediği anlamı karşılayacaktır. Zira pay sahiplerine, üçüncü kişilere satılmak istenen bir payı satın almak konusunda yine teklif götürülecek ancak bunu “refüze etme” yani reddetme hakkı vermiş olunaacaktır. Ön alım hakkının bağlayıcı olması için TTK madde 577 gereği esas sözleşmede öngörülmesi şart olup ileri sürülebilmesi için ise yazılı olması şarttır.

Dikkat edildiğinde her iki türdeki hak bakımından mevcut hak sahiplerine bir öncelik verilmekte; ancak bunun biri kanundan diğeri ise sözleşmeden kaynaklanmaktadır.

İngilizce olarak yanlış ifade edildiğinde Türk hukuku bakımından kavram karmaşası yaşanmaması amacıyla bu kelimelerin anlamının özüne inmek ve bahşettikleri hakları anlamak önemlidir. Aksi halde, niyet edilen sözleşme kurgusu oluşturulamayabilir ve taraflar hak kaybına dahi uğrayabilir.

  • Tagged With :
  • M&A